Prof. Yusuf Hallaçoğlu Haklı Olabilir mi?

Prof. Yusuf Hallaçoğlu Haklı Olabilir mi?


Merhaba arkadaşlar,
Biliyorsunuz Türk Tarih Kurumu Başkanı Sayın Prof. Yusuf Hallaçoğlu bir açıklama yaptı, daha doğrusu bir tespit yaptı ve tüm tepkileri üzerine çekti. Sayın Hallaçoğlu’nun dediklerine geçmeden evvel, kendi araştırmalarım ve tespitlerimden bahsedeyim.

!987 yılı ve 1989 yılları arasında Güneydoğu illerimizden, Hakkari, Siirt, Şırnak ve Mardin kırsalında görev yaptım ve pek çok bölge insanıyla temasta bulundum.

Eğer o bölgelere ziyaretiniz olduysa, köy ve mezra olarak adlandırılan pek çok ve sıklıkla oturtulmuş yerleşim yerlerine rastlamanız mümkündür. Bölge halkının kırsaldaki geçim kaynağı, daha çok hayvancılığa ve kaçakçılığa dayanır. Bu köy ve mezraları birleştirmeye kalktığınızda da aşırı bir tepki alır ve kabullendiremezsiniz. Ve yine ilginçtirki, bu yerleşim yerleri, tabiri caizse, kuş uçmaz, kervan geçmez yerlerdedir. Tamamiyle, sarp bir yamaçta ya da erişilmesi zor iki vadi arasında kalan yerlerdedir.

Şehir, kasaba ve büyük köy gibi yerlerde yaşayan insanların kültürü, TÜRK ananeleriyle oldukca benzeşmekte hatta kimi yerde örtüşmektedir. Kimi yerde, eda edilen bir gelenek gördüğümde, annem aklıma gelir, “O da böyle yapar” diye düşünür tebessüm ederdim. Elbette ki, taban-tabana zıt eylemlere de rastlamak mümkündü. Heleki kırsalda çoğu şey, çok farklıydı. Yemek kültüründen tutun da, kız alıp-vermeye kadar.

O insanları guruplara ayırarak sosyolojik açıdan incelemeye karar verdiğimde haklarında epey şey öğrenmiş, neredeyse onlar gibi dahi konuşmaya başlamış hatta dillerini dahi öğrenmiştim. Görevim gereği bu örendiklerim, bilgi ve istihbarat açısından çok verimli olmuştu.

Sonuç olarak obölge halkının kırsalındakiler, yerleşmekten ziyade geçmişten gelen alışkanlıklarından dolayı kaçar gibi yaşıyorlar, kalıcı hemen-hemen hiç bir şey yapmıyorlardı. Oldukca esmer olmaları gereken bu insanların arasında, sarışın, mavi gözlü ya da kızıl saçlı olanlar da küçümsenemeyecek kadar fazlaydı. İsimleriyse kimilerinin, Rosa, Rodja, Berjin, Suzanya gibi çoğu kültürümüzde olmayan isimlerdi.

Geçmişe dair yaptığım söyleşilerde, 1900’lü yıllara değin o bölgede, esmer ten rengi dışında pek rastlanmamış. Hatta isimlerin çoğu da o yıllardan kalma bir alışkanlıktan kaynaklanan bir durummuş.
Ne mi olmuştu o yıllarda? Ermeni Tehciri. Oraları da istikametin güzergahıydı. Kaçan, saklanan Ermeni kökenlilerin bir kısmı, saklandığı yerlerde yaşamış, bir kısmı da bölge halkına sığınıp kalmıştı.

Hoş geldin, sarışın, mavi gözlü, kızıl saçlı KÜRT!....

Daha kalabalık yerleşim yerlerinde yaşayan, kültürleriyle bizleri, annemi hatırlatan bana ise TÜRK idiler o zaman bana göre.

Yukarıdaki görüşlerimi sunduğum yıllar 1989, hala bile dost meclislerinde bu ve benzer konuları anlatır dururdum herkese, akademisyen olmaya gerek yok, gören gözler için.

Ve arkadaşlar, gelelim şimdi yıl 2007 ‘ye, Prof. Hallaçoğlu ne demiş, bir bakalım.

Takdir de sizin, karar da sizin, ben yaşadıklarımı ve gördüklerimi paylaştım sizlerle.

Bu arada APO’nun olduğu sanılan gerçek ismi; ARTİYAN NAGOPYAN!....




Halaçoğlu ne demişti?
Kayseri’de ’Türk Tarihi ve Kültüründe Avşarlar’konulu sempozyuma katılan Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu şunları söylemişti: “Araştırmalarımızda Kürt diye bildiğimiz insanların aslında yapısal olarak ’Türkmen asıllı’olduğunu, Kürt Alevi olarak bilinen vatandaşların ise ’Ermeni kökenli’olduğunu gördük. Ülkeyi bölmeye çalışan ’TİKKO ve PKK’terör örgütlerinin içinde yer alan insanların birçoğu Ermeni dönmesi Kürtlerden oluşuyor. TİKKO ve PKK hareketi bizim bildiğimiz gibi Kürt hareketi değildir.”


Ertesi günkü, yani bugünkü basın toplasında da şöyle dedi;

Türk Tarih Kurumu (TTK) Başkanı Yusuf Halaçoğlu, Kayseri"deki bir toplantıda yaptığı konuşmayla ilgili olarak, "(Tehcirden kurtulmak için kendini Kürt ve Alevi olarak gösteren Ermeniler var) dedim. Olmak ayrı, göstermek ayrıdır" dedi.


TÜRK ALEVİLERİ ile alakalı bir yazımda benzer ifadeler kullanmıştım. Eylemleri gerçekleştiren, cem evlerinden cenaze kaldıran kesimden bahsederken, KÜRT Alevileri demiştim.

Bu da sizin takdirinize.

Saygılar.
__________________

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !